Dönüşüm
- Yazar : Franz
- Yayımcı : Can Yayınları
- Baskı Tarihi : 2019
- Sayfa Sayısı : 104
- ISBN : 9789750719356
- Baskı : 2.Hamur
Dönüşüm
Franz Kafka´nın 1915 yılında yayınlanan Dönüşüm adlı romanı, yazarın anlatım sanatın doruğuna ulaştığı bir yapıtıdır. Küçük burjuva çevrelerindeki tiksindirici aile ilişkilerini en ince ayrıntılarına kadar irdeleyen bu roman, aynı zamanda yoplumun kalıplaşmış, işlevini çoktan yitirmiş akışına bilinç düzeyine başkaldıran bireyin tragedyasını çarpıcı biçimde dile getirir. Romanın kahramanı Gregor Samsa´nın başkalaşması, bir böceğe dönüşmesi, salt bir çarkın kaskatı dişlisi, eleştirmeyen, ama yalnızca boyun eğen bir toplum bireyi olmaktan çıkma anlamını taşır; böylece böcekleşen´in yazgısı, elbet toplumca dışlanmaktadır. Kafka´nın en kalıcı yapıtları arasında yer alan ve Nobel Ödülü sahibi Elias Canetti´nin ´En yüksek düzeydeki anlatım sanatının tipik örneği´ diye nitelediği Dönüşüm´ü Ahmet Cemal´in çevirisiyle sunuyoruz.
-
Nurcihan Baltacı
Kitabı elime alır almaz bitirdim. Kafka yı anlamak, onun düşüncelerine inebilmek çok güzel. Kitapta kısaca anlatılmak istenen; insanların işine yararsan seni görürler el üstünde tutarlar. Eğer işlerine yaramazsan seni görmezler, itip kakarlar, hatta bir böcek gibi ezip geçerler. İnsanların işine yaradığın kadar iyisindir.
-
Oğuz Aktürk
İnsansız hayat aracı. Yeter ki yatakta hiçbir şey yapmadan kalmamak. Her zaman bir şeyleri seçme zorunluluğuna itilmelerimiz. Ayağa kalkabilmek için ellere ve kollara ihtiyacı olmak. Sistemin bize sunduğu somut sınırlardan soyutluklarımızı kullanarak sıyrılamamak. Samsa kelimesinin bir börek çeşidi anlamına gelmesi. Belirsizliğin çekiciliği. İnsanlarla iletişim kurarken yaşanan, asansörlerde zamanın bir türlü geçmemesi gibi oluşan iletişim fobisi. Dünyadaki yaşamış, yaşıyor olan ve yaşayacak her insanın bir tane bile olsa böcek ezmiş olması ve yine bir tane bile olsa böcekten tiksinmiş olmaları. En tatlı sabahlar içsel devinimlerle başlar. Dünyanın o ruhu ezen kaosu ve gürültüsü hepimizin ruhlarını bir böceğe dönüştürür. Aslında her gün metrobüslere, arabalara, mezarlara, mağazalara, oy kullanmaya, okullara ve işimize ruhlarımız böcekleşmiş olarak gideriz. Daima bizleri A noktasından B noktasına götürmeye şartlanmış insansız hayat araçları içerisinde bulunuruz. İnsansız hayat aracı dediğim de aslında ruhun ta kendisi. Ne kadar insanlıktan uzak, o kadar yere yakın. Tin Suresi 4.ayetinde geçtiği gibi "Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık." cümlesinden insanların yaratılışının güzelliğine, 5.ayetinde geçtiği gibi de "Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik." cümlesinden dönüşümün ta kendisine ulaşıyoruz! Acaba dıştan o kadar tiksinç görünen böcekler aslında onlarca altın orana sahip, en güzel biçimde yaratılan insanlardan daha mı masumlar yoksa? Gerçekten, biz neye dönüşüyoruz? Bu kocaman beton yığınlarını dünyaya yığan, bütün belaların baş sorumlusu insanoğlu yolculuğuna böyle nereye kadar devam edecek? https://www.youtube.com/watch?v=WfGMYdalClU Peki, son ağaç kesildikten, son nehir zehirlendikten ya da son balık yakalandıktan sonra mı anlayacağız paranın yenmiyor olduğunu? Ya da dönüşmeyen tek şeyin dönüşümün ta kendisi olduğunu? Esas şaşırdığım şey de bizleri doğurmuş olan insanların bizler için demiş olduğu nurtopu gibi lafından sonra kintopu ve paratopu olan insanlara dönüşmüş olmamız. O gözleri açılmamış bebeklik hallerinden sonra gözleri açılan canavarlara dönüşmemiz. Keşke bir böcek olup da bu olmuş, oluyor olan ve olacak olayların hiçbirini görmemek isteyişlerimiz. Kafka'nın Dava kitabındaki K.'nın o bitmeyen merakının sürecinde gittiği yukarıdaki kasvetli sistemdeki insanların aşağıda duran K'ya baktıklarında nefes alamamaları ve ölecekmişçesine hissetmeleri gibi, Samsa'nın etrafındaki insanların -yani biz, hepimiz!- her birisi de olabildiğine rütbeli, olabildiğine ego sahibi, olabildiğine kibirli, olabildiğine iyi arkadaşlıkların ve sevgilerin sahibi, olabildiğine para ve güç sahibi olmayı ister. Beklemediğiniz, tanışmadığınız ve yüzleşmekten korktuğunuz o sistem sizi eninde sonunda odanızda bulur ve sizi bir paranoyağa, böceğe ya da apeirofobik bir insana dönüştürene kadar da hiç durmadan o duyulmayan sesini çığırmaya devam eder. Dönüşüm benim açımdan Kafka'ya ait esrarengiz bir kaçış romanıdır. Kaçış fakat bastığı toprağın üstündeki acılardan farkında -nereye kaçarsan kaç- kaçamayacağın bir kaçış. Öyle ki, dönüşümün nedeninin bile hiç sorgulanmadığı, aynen kabullenildiği bir kaçış. Eski muhabbetlerin samimiliğinden ve aile yaşantısının güzelliğinden, statik ve katı bir duygusuzluk hayatına doğru alınan yoldan kaçış. Otoritenin psikolojik, spiritüel ve ekonomik olarak bizlere biçtiği rolün sömürgesinden 1984vari bir kaçış. Peki, böcek mi toplumdan çıkar yoksa toplum mu böcekten?
-
Tuğçe Üstünkurucu
🎈 Tüm kitap fotoğrafları instagram hesabıma, bana aittir.🎈 . Kafka’nın sancıları diyorum... Eser, modern bir eser olmakla beraber bireyin yok oluşunu en güzel ironilerle vermişken bana pek laf düşmüyor aslında. Anlatmak istediğini, toplumu temsil eden ailesiyle, grotesk imgelerle, ironilerle, metaforlarla, marksizimle, en önemlisi de makyavellizm ile en sade ve en net şekilde veriyor okuyucuya. Pozitivist yaklaşırsak, gerçek hayattaki despot babasını ve babası yüzünden edebiyattan çok avukatla ilgilenmesinin bir örneğini bu eserde bulabiliriz. Babası yüzünden tüm özgüvenini yitirmiş, yahudi asıllı, abileri muhtemelen gettolarda ve toplama kamplarında yok olmuş, üç kız kardeşiyle başbaşa kalan bir yazar... Bu yazar ne anlatır? Tabi ki (bana göre) küreselleşen dünyanın ve nasyonal sosyalizmin yok ettiği bireyleri anlatır. Zira sosyalizm denince eşitlik beklense de, eserde küçük işçinin o büyük sınıf ayrımında nasıl çırpındığını, kendine ait bir hayatı olmadan didindiğini, en sonunda da artık bir böcekten farksız olmayışı ve haliyle böceğe dönüşmesini görüyoruz. Gerçekten böcek oldu mu? Bilinmez? Alegori ya da ironi de olabilir. Zaten eser minik bir alegori havasında. En acısı da, para bitti aşk bitti diye saçma sapan bir şarkının sözlerini hatırlatması. Çünkü Gregor kendini var edemedi, toplum onu sömüre sömüre tüketti, o tükenince böceğe döndü, işinden oldu, parasız kaldı ve haliyle parasız ve işsiz adamı ailesi bile kabullenmedi. Benim ikinci okuyuşum. Ama iyi ki ikinci kez okudum diyorum. “Var olmak” hiç böyle sancılı olmamıştı. 🖤
-
Önder Çakır
Bilinçli ya da bilinçsizce olur da değişirseniz/dönüşürseniz -oynamanız için gösterilen oyun alanının dışına çıkarsanız- değil sevdikleriniz, ailenizi bile yanında bulamazsınız. Hatta onları; sizi öldürüp, sizden kurtulmak için karşınızda bulabileceğiniz bir öykü.
-
Havva Sümer
samsa'nın bir sabah uyandığında bir böceğe dönüşmüş olması ... sanırım okuduğum en ilginç hikaye kurgusuydu. empatiyi böcek kafası yaşatarak kurduruyor Kafka .
-
rahim şakacı
#OkudumBitti #Dönüşüm #ŞakacıYorumluyor Merhaba Kitap sever dostlar.İlk kitap yorumumla sizi selamlıyorum 😊 ... ... 📝 Gabriel Garcia Marquez'in yazar olmasına vesile olan #Dönüşüm kitabi, insanın içindeki "öteki insanı" anlatır. Kitabın kahramanı olan Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı rüyasından uyandığında kendini bir böceğe dönüşmüş olarak bulur. ... .... 📝Düşsellikten gerçeklige geçişin mimarı Dostoyevski olsa da bunu da zirveye taşıyan #FranzKafka olmuştur. Zira Böcek Metaforu ile de bunu bize kanıtlamıştır. ... ... 📝 Bu kitap ; Hayatin insanlara sunduğu Monotonluğundan, uzaklaştığınız anda ,Sizi böcek olarak hissetmenize neden olacağından bahseder. ... .... 📝Hemen hemen çoğu insan kendini Hint kumaşı yerine koyar tabi bu normal şartlarda.Ancak bazen şartlar öyle bir hal alır ki kendini böcek gibi hissedersin.Bunun nedeni ise dayatılan hayatın labirentinde sıkışıp kalan insan; insanlarla bağını koparmaya, tek başına kalmaya ve herkesin gözünde bir böcekten farkı kalmamasina kadar kendini götürür ... .... 📝Alegorik anlatım da güzel sanatlarda Adaleti; gözü bağlı ve bir elinde kılıç ötekinde terazi ile sembolize ediliyorsa F.Kafka'nin Alegorik anlatımında hayat,kendi kendine yetememis insanin her şeyden vazgeçisini kademe kademe nasıl dönüşüme ugradigini anlatır. .... .... 📝Ve hayatin öteledigi ve bunun neticesinde sinikleşen insan son darbeyi de ailesinden görür.Zira #GregorSamsa 'nin böceğe dönüşmesini bir süre sonra ailesi kaniksar.Bu hal ise onlarda Gregor Samsa'nin artik iyilesebilecegi yönündeki umutlarinin da yitmesine neden olur.Gregor Samsa işte asıl o zaman güçsüz düşer ve kaçınılmaz sona yani ölüme bir adım daha yaklaşır. Gerçekten bu dunyadan bir Franz Kafka geçti.Ve iyi ki de geçti.Yoksa insanın içindeki insanı durup durup karşımıza kim çikartirdi! 📑 📑 📑 💫 #Alinti : "Herkes beraberinde taşıdığı bir parmakligin ardında yaşıyor." ... 4,5/5🎉 . Instagram hesabım: @ustayazarlarantolojisi #kitapyorumu #kitaplariyikivar #bookstagram #kitap #kitapkurdu #kitaptavsiyesi #kitaplik #sahaf #edebiyat #aşk #şiir #şiirheryerde #şiirsokakta #şair #okumahalleri #neokudum #bugungunlerdenkitap #kitapayraci #1k1f #kitapkokusu #kafkaokur #altinicizdiklerim #okudumbitti #geceokumalari
-
Hebat Ari
başlıyoruz😘
-
Alp Erman Oruç
Babasının gölgesinde kalmış bir yazar. Kendi içinde yaşadığı çöküşü Dönüşüm'de çok güzel anlatmış. Bir sabah uyanıyorsunuz ve bir böceksiniz. Okurken böcek psikolojisine girebiliyorsunuz. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Yarın hamamböceği olarak uyanıp Kafka'yı onurlandıralım :)
-
kapandı .
İnsan denilen bu varlık, içinde yaşadığı topluluğun esiri, aynı zamanda başka insanların da gardiyanıdır. Yer yer değişse de koşullar, her toplumun var bir hapishanesi. İnsanlara sessiz anonslar veriliyor: "Böyle olmalısınız. " "Şöyle giyinmelisiniz." "Şöyle konuşmalısınız." . . Hatta " Böyle düşünmelisiniz." İşte özgür ruh bu hapishaneden kaçmaya niyet etmiş ruhtur. "Asi" , "Farklı" hatta "Deli " diye etiketlenir. İki seçenek vardır önünüzde: - İnsanların gözünde; konuştukları anlaşılmayan, bir böcek gibi sevimsiz, ölüme mahkum edilmiş bir halde özgür ruhunuzla öleceksiniz. - Hapishanede son nefesinizi vereceksiniz. İkisi de acı... Yaşam düşünmeyenlere, esaretini farkında olmayanlara güzel...
-
Belemir Burucuoğlu
Herkese Selamm🌹👋🏻 Dönüşümü aldığım gibi daha o gecesi okumaya başladım ve bitti.😌 Harika bi kitaptı hemen yoruma geçiyorum👇🏻👇🏻 •DÖNÜŞÜM KİTAP YORUMUM• #gryffindorokuyucusuyorumluyor Gregor bir sabah işe kalmak için uyanıyor ve kendisinin böcek olduğunu görüyor.İş için gideceği treni de kaçırıyor.Ailesinden anne ve babası kitabın neredeyse sonuna kadar hep ondan nefret ettiler görmek istemediler ama merhametli kardeşi her gün ona yemek ve su bırakıp odadan çıktı.Gregor kendine ne olduğunu bir türlü anlayamadı dönüşmüştü ama neden nasıl diye hep düşündü?Gördüğü rüyaların karabasanı ona bu görünüşü bu dönüşümü sergiledi.Tabi bu onun hiç farkında değildi eve gelen herkesten Gregor’u sakladılar.Ha bir de ailesinde herkesin bir hastalığı rahatsızlığı olduğundan bir tek Gregor çalışıyordu o da dönüşünce iflas ettiler.Borçlar kapıya dayandı.Kitabın sonunda aile artık bıkmış vaziyette ondan kurtulmak istediklerini söyleyip durdular.Gregor da artık evden gitmesinin iyi olacağını düşünmüştü fakat artık o kadar aç ve yorgundu ki orada öldü. Ailesi fark edince evi ve eşyaları satarak evi terk ettiler.Yeni bir hayat sürdürmek için yola koyuldular. ••• Benim görüş ve düşüncelerim yorumlamam böyle tabi farklı düşünenlerde vardır aşağıya yoruma sizde görüşlerinizi bırakabilirsiniz.👇🏻 Harika bir kitap tavsiye ederim👍🏻📚 Puanım 4/5☺️ 1 puanı sanırım sürekli Gregor’un durumunda bahsetmeleri hatta baya bahsetmeleri sıktığı için kırdım... Bir başka postta görüşmek dileğiyle 😍🌹 #bayanpotter 💫
-
Merve Göksu
Kitabı eline alır almaz bitiriyorsun ve ertesi sabah bir böcek olarak uyanıyorsun.
-
Gülcan Tavşan 🌸🍀
Bir sabah kalkıyorsunuz ve bir böceğe dönüşmüş bir şekilde yatakta yatarken buluyorsunuz kendinizi. Yataktan kalkmaya çalışıyorsunuz fakat bunu yapmak, önceki sabah kadar kolay olmuyor. Kafka sistem içinde köleleşen, sürekli olarak bazı sorumlulukları yerine getirmesi istenen bu sorumluluklar yerine getirilmediğinde toplum tarafından dışarı atılan insanı resmettiği muhteşem öyküsünü bizlere anlatıyor. Şimdiden keyifli okumalar dilerim..📖
-
📚 Akrep 🦂
📎İnsanların işine geldiği kadar değerlisin bu hayatta 🤷♀️ #fkafka #dönüşüm
-
Ramazan GÜLELİ
#Dönüşüm kitabını #okudumbitti #kitapyorum: İçinde yaşamış olduğumuz toplumun dayatmalarına karşı çıkan (gelenekler, adetler, cinsellik, din vb.) her insanın bir resmidir Gregor Samsa, yani Bay Böcek. Biraz düşününce her zaman Samsa gibileri ortaya çıkmış ve yine Samsa gibi maalesef basit bir böcek muamelesi görmüştür. Bu kitaptan önce okumuş olduğum #AdemdenÖnce kitabında da verilmek istenen mesaj yine bir başka hayvan üzerinden verilmişti. #Kafka, bunun sebebini, insanların özgür ve doğal yaşama duyduğu özlemin bir ifadesi olarak görmekte ve en azından kurgusal olarak bunu gerçekleştirmek isteyip vicdani bir rahatlama yaşamak istedikleri şeklinde açıklamaktadır. Eğer tanık olduğunuz ve yaşadığınız hayatı olduğu gibi kabullenip, hiç sorgulamadan kabul ediyorsanız sizin için bir anlam ifade etmeyecektir Bay Gregor. Yuval Noah Harari'nin de dediği gibi; "Cevaplayamadığınız soruların faydası, sorgulayamadığınız cevapların faydasından fazladır genellikle." Eğer sorgulamaya başlarsanız önce toplum hemen sizi dışlamak yerine tekrardan sizi kazanmak(!) için size bazı şefkat tokatları(!) atar. Bu tokatlar tamamen sizin iyiliğiniz içindir(!) ve asıl amaç sizi sürüye geri kazandırmaktır. Bunda başarılı olmayan her toplum sizi ezip geçmek ister. Gregor Samsa'nın bir böcek olarak tasvir edilmesinin nedeni de budur bence. Hepimiz aslında gün içinde veya hayatımızın herhangi bir döneminde bazen toplum gibi ezerken, bazen de sürüye aykırı davrandığımız için ezilen oluruz. Yani aslında her toplum kendi böceklerini içinde büyütür. Kitabın sonsözünde çevirmen #AhmetCemal "çocuklarının hep iyiliğini, gerçekte ise sürekli köleliğini isteyen son aile yapıları yeryüzünden silinenene değin, Kafka'nın Dönüşümü geçerliliğini ve güncelliğini koruyacaktır" diyerek muhteşem bir yargıya varıyor. Kitapta anlatılan öykü dışında Kafka'nın mektuplarından hareketle, kahramanımız Gregor'un herkesle barışık ve huzurlu bir şekilde hayata gözlerini yumduğunu anlıyoruz. Tıpkı gerçek aydınlar gibi! Ayrıca yayınevine yazdığı mektupta kitabın kapağında bir böcek çizilmesini asla istemediğini dile getirmekte. Biraz araştırma yaptım ve maalesef hem okuduğum bu kitapta hem de diğer yayınevlerinin çok büyük bir kısmının kapak resminde bir böceğe yer verdiklerini gördüm. Yazarın istediği kapak resmine en uygun olan tasarımın Ayrıntı Yayınevi tarafından basılan kitaba ait olduğunu fark ettim. Açıkçası kitabın vermiş olduğu mesaj muhteşem ve her zaman geçerli olmasına rağmen nedense böcek (başkaldırmaya başladığı zaman) olduktan sonra yaşadıkları ve ailenin (toplum) vermiş olduğu tepki bende hayranlık uyandırmadı. Muhtemelen yazarı anlayacak seviyede olmadığıma bağlayabiliriz bu durumu. 😄 Kısacası her şeye rağmen kendiniz olmak istiyorsanız sizi bağlayan bütün zincilerden kurtulmaya bakın. Bunu yaparken böcek muamelesi göreceğinizi de asla unutmayın. #FranzKafka #BirBilimBirFelsefe #KitapDostum #PaylaşmakGüzeldir
-
Rüya Vural
Dönüşüm’ü okudukça günümüz insanlığının acınası durumu daha iyi anlaşılıyor. Hepimiz bir sistemin içerisinde kendimizi kaptırmış ne olduğunu anlamadan durmaksızın çalışan, sağladığımız yarar kadar sevilen, bir yararı olmadığı zaman dışlanan canlılar haline gelmişiz. Ne sorguluyor ne düşünüyoruz. Bize ne deniyorsa onu yapıyoruz. Doğru ya da yanlış ne emredildiyse itaat ediyoruz. Ne korkunç bir durumdayız !Başkaları mutlu olsun diye kendimizden taviz vere vere kendimizi tanıyamaz hale geldik ve yabancılaşmaya başladık. Bir sabah uyanıp böceğe dönüşmeden ve çok geç olmadan önce kendimize gelmeliyiz.
-
irfan yusuf ilter
#franzkafka #dönüşüm adlı #roman-ında; #gregorsamsa'nın bir sabah kendini dev bir böceğe dönüşmüş bulmasıyla başlar ve hayatındaki değişiklikleri anlatarak devam eder. #kafka bu eserinde de; insanın gizli kalmış korkularını, #burjuva yaşamının sahte #aile ilişkilerini gözler önüne serer. #kitap-ta yer alan karakterlerin çaresizlikleri yine bir #karamsarmizah ürünüdür.
-
Elif Aldemir
Milena’ya mektuplar eserine başarısız kalkışmamı saymazsak okuduğum ilk Kafka kitabı...Kitabın sayfa sayısına bağlı olmaksızın yüksek bir motivasyonla okudum. Bir günde biteceğini biliyorsunuz kitap öykü tadında zaten. Öykü tadında olması edebi açıdan hayli zengin olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Bazı cümleler vardı ki insanın içini cız ettiren... Bu kitabın konusu, teması mesajı: “YALNIZLIK”. Detaya girmeden, konusunu araştırmadan ( hala duymadıysanız tabi) alın okuyun özgün biçimde ...

















